Güneşe meydan okumayın!...
Güneşe meydan okumayın!...
Güneş ışınları yararları ve zararları
Yaşamın kaynağı olan güneşten doğru oranda faydalandığımız sürece vücuda bir çok yarar sağlar. Bazı zararlı mikro organizmaların yok edilmesini ve derimizden D vitamini sentez edilmesini güneş ışınlarına borçluyuz. Güneş kendimizi mutlu hissetmemizi sağlar. Bronzlaşınca kendimizi daha güzel hissederiz. Ancak güneşin UV ışınlarına uzun süre ve korumasız maruz kalmak güneş çarpmalarına, ağrılı güneş yanıkları, derinin çabuk yaşlanması, güneş lekeleri, deri kanseri, katarakta bağlı körlük gibi önemli sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Güneş ışınlarının önemli bir kısmı ozon tabakası tarafından emilir. Emilen güneş ışınları yeryüzüne ulaşamaz. Yeryüzüne ulaşan UV ışınlarının büyük bir kısmını dalga boyu 315-400 nm olan UVA ışınları oluşturuyor. Ancak yaşadığımız yüzyıldaki ozon tabakasının çeşitli kimyasallar nedeniyle delinmesi sonucu yeryüzüne zararlı UVB (dalga boyu 280-315nm) ışınlarının ulaşması nedeniyle güneş ışınlarından korunmanın önemi daha da artıyor. Güneş ışınlarına maruz kalan insanlar için genel olarak UV indeks değeri baz alınır. UV indeksi 0-2 ise çok düşük, 3-4 düşük, 5-6 orta, 7 -9 yüksek, 10+ ise çok yüksek derece risk anlamına gelir.
Türkiye’nin de içinde bulunduğu kuşakta Temmuz ayında öğle saatlerinde bulutsuz bir havada UV indeks 8-10 değerleri arasındadır.
Kontrolsüz güneşe maruz kalındığında deriye ulaşan güneş ışınlarının bir kısmı yansır, bir kısmı da deri tarafından emilir ve depolanır. Depolanan bu güneş ışınları insanlarda akut ve kronik zararlar oluşturur.
Akut etkileri: Güneş çarpması, güneş yanıkları ve güneş alerjileridir.
Güneş alerjisi: Güneşe maruz kalınan birkaç saat ile birkaç gün içinde ortaya çıkan kızarıklık, ağrı, içi su toplayan kabarcıklar; şişlik ve soyulma ile karakterizedir.
Güneş çarpması: Özellikle nemli, sıcak ve rüzgarsız hava koşullarında (bunaltıcı sıcak) güneş ışınlarına doğrudan maruz kalmak insanlarda halsizlik, bitkinlik, yorgunluk, kaslarda kramplar, bayılma gibi sağlık sorunlarının yanı sıra şiddetli ısı çarpması sonucu şuur kaybı, inme ve ölüm olayları görülebiliyor.
Güneş yanıkları: Uzun süre güneşe maruz kalındığında güneş ışınları ciltte kızarıklık, içi su dolu baloncuklar oluşturur. Kızarıklık, ağrı, şişme 2-4 saat sonra başlar. 24 saatte maksimuma ulaşır. Bu birinci derece yanıktır.
İçi su dolu kabarcıklar olduğunda yanık, artık ikinci derece olmuş demektir. Ciddi yanıklarda mutlaka doktara başvurmak gerekir.
Güneş yanığı olduğunda ağrı ve sıcaklık hissi yaklaşık 48 saat sürer. Basit ağrı kesiciler iki gün süre ile kullanılırsa rahatsızlığı büyük ölçüde azaltır. Önemli olan cildi yumuşak tutmak, gerilim ve acıyı azaltmaktır. Nemlendirici kremler de günde iki üç kez uygulanırsa rahatlık verir. Çok yoğun yağlı kremler kullanılmamalı. Soğuk banyo yapmak veya günde birkaç kez yanık bölgelere soğuk su ile ıslatılmış kompresler uygulamak yararlı olur.
Halk arasında yaygın olarak uygulanan bu bölgelere diş macunu, yoğurt sürmek kesinlikle yanlış uygulamalar olup cildin daha çok tahriş olmasına sebep olur.
Kronik etkileri: Deride lekeler, çillenme deride kalınlaşma ve kabalaşma ciltte erken yaşlanma, ince damarların oluşması deri esnekliğinin kaybolması ve deri kanserleri olarak özetlenir.
Güneşe maruz kalındığında güneşin yaydığı UV ışınları ciltteki melanin, hemoglobin ve DNA gibi kromoforlar tarafından emilir, sonuçta kromoforlar hasar görür. Özellikle UVB üst derideki melanin ve DNA tarafından emilir ve güneş yanıklarına yol açar.
UVA ise alt derideki damarlardaki hemoglobine bağlanır. Burada oluşan kimyasal maddeler kollagen ve elastik liflere zarar vererek cildin yaşlanmasını hızlandırır.
DNA’nın gördüğü hasar büyük oranda tamir edilir ama bazı kalıcı bozukluklara da neden olur. Bu bozukluklar zamanla birikir ve ileri devrede cilt kanserlerine yol açabilir.
Güneş lekeleri
Bilinçsiz bir şekilde güneşlendiğimiz takdirde vücudumuzda bazı lekeler meydana gelir. Güneş lekeleri olarak adlandırılan bu görünüm derinin güneş gören yerlerinde yüzde, elde, kollarda hatta bacaklarda kahverengi izler şeklinde kendini gösterir.
Genç yaşta kanser öncüsü olarak nitelendirilmeyen bu lekeler özellikle kadınlarda kozmetik bir sorun olarak karşımıza çıkar. Genellikle derisi açık renkli, sarışın kişilerde ve yaşlılarda daha sık görülür.
Kesin ve düzenli bir sınırı olamayan lekelerin görüntüleri çillerden daha büyük boyuttadır. Güneş lekelerini nasıl yok edeceğimizi öğrenmeden önce nasıl korunacağımızı bilmeliyiz. Özellikle 5 yaş altındaki çocukların plaj ve havuz kenarında mutlaka gölgede oturmaları gerekir. Ayrıca açık tenli ve güneşe hassas cilde sahip olanların önlem almaları sağlıkları açısından önemlidir. Vücudunda deriden kabarık, kenarı düzensiz görünüm de koyu renkli beni olanlarında bu bölgeleri güneşten korumasına özen göstermeleri gerekir. Güneşten korunmak için seçeceğiniz ürünün hem UVA hem UVB’ye karşı koruyucu olmasına dikkat edin.
Güneş lekelerini tedavi eden birçok yöntem var. Bunların ortak noktaları derinin yüzeysel tabakasını yenileyerek izleri yok etmeleri.
En sık kullanılan yöntemler Kriyoterapi (dondurarak tedavi)
Bu işlemde cihaz derinin altına çok ince buz kristalleri gönderir daha sonra bu kristaller cihaz tarafından emilir. Bu yöntem lekelerin giderilmesi dışında çatlaklar, ameliyat izleri, siğil ve derinin damarsal oluşumlarının tedavisinde de kullanılır. Uygulama sırasında herhangi bir acı hissedilmez.
Lazer Tedavisi
Özel lazer ışınları ile cildin üst tabakasını soyan ve izlerin hafiflemesini mümkün kılan bir yöntemdir. Lazer uygulamasında cilt soyulduğu için hassasiyet kazanır. Sonrasında uygulama yapılan bölgenin güneşe maruz kalmaması ve koruyucularla maskelenmesi gerekir. Kış aylarında yapılması daha uygundur.
Kimyasal Peeling
Bazı soyucu kimyasallarla (AHA grubu asitler) derinin yüzey tabakasının yenilenmesidir. Piyasada satılan leke yok edici kozmetik ürünlerde bu temele dayanır.
Zararlı etkenlerden korunma
Güneş ışınlarının en güçlü olduğu 10-16 saatleri arasında gölgede kalmak ya da güneşte kalıp süremizi minimuma indirmek bizi hem ısı çarpmasından hem de UV ışınlarının zararlarından koruyan en doğal yöntemdir. Aslında UV ışınları atmosferde kuvvetli bir şekilde saçıldığında gölgede bile insanların tenleri bronzlaşır. Güneş altında çalışması zorunlu olanlar yada deniz kıyısında tatilde olanlar için
alınması gereken tedbirlere gelince:
Bu konuyu işlerken bir de solaryumdan bahsetmek istiyorum. Solaryum suni UVA lambalarından oluşur. Suni UV lambaları da güneş ışınlarına göre 26 kat daha fazla zararlı ışınlar içerir. Yani solaryumda güneşin ışınlarının neden olduğu etkiler olan foto yaşlanma ve deri kanseri oluşumlarına neden olur. Aslında bronzlaşma derinin kendini koruma yöntemidir. Deri ne kadar bronzlaşmışsa o kadar hasar almış demektir. Bronzlaşmanın bedelini yıllar sonra ağır bir şekilde ödemek zorunda kalmayın.
Siz siz olun güneşe, en kızgın olduğu öğle saatlerinde sakın meydan okumayın.



Semra ASKER