Yazarlar
Anket
Temiz Enerji Temiz Dünya
Ülkemiz, yenilenebilir enerji bakımından İngiltere’den sonra potansiyeli en yüksek ülkelerden biri. Türkiye’de yenilenebilir enerji ile ilgili ilk önemli girişimler 2005 yılında başladı. Ancak sonrası oldukça yavaş gelişti. 2005 yılında çıkarılan YEK Kanunu, projeleri yapılabilir hale getirdi. Ancak, diğer Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığında geç kaldığımız aşikar. Yine de hiçbirşey için geç kalınmış değildir diyerek, çalışmaları hızlandırmakta fayda var.
Türkiye açığı kapatabilir
Şu anda ülkemizde 803 MW kurulu güç bulunuyor ve 200 MW civarında da inşaatı devam eden projeler var. Avrupa ülkeleri arasında kurulu güç olarak 13. sırada bulunuyor. 2011 yılında Avrupa’da ilk 10’a girebiliriz. Bütün dünyada 2009 yılı sonu itibari ile kurulu güç 157,899 MW. Özellikle ABD ve Asya ülkelerinden Çin ile Hindistan ciddi bir atak yapmış durumda. RES projelerine 15 yılı aşan bir zamandır ilgi var ve yatırımcıların 15 yıldır uğraşmalarına rağmen hali hazırda ulaşılan kaynak, yaklaşık 43 bin MW kurulu güç içerisinde 803 MW. Bu çok düşük bir rakam, şimdiye kadar 2 bin MW olabilmeliydi.
Önce Kyoto ve son olarak sonuçları tatmin edici olmasa da Kopenhag’da alınan kararlar enerji sektörünü de doğrudan etkiledi ve etkilemeye devam edecek. Gelecekte kazanan yenilenebilir enerji kaynakları, dolayısıyla rüzgar enerjisi olacak gibi. Bu durum, sektör gelişiminin hızlanması için şans oluşturuyor.
Yerli üretim teşvik edilmeli
Özellikle inceleme ve değerlendirme aşamasındaki RES projeleri ile ilgili mevzuatın çok sık değiştiğine tanık oluyoruz. Sektörün şu anda içinde bulunduğu durum özellikle başvurusu yapılmış RES projeleri açısından biraz sıkıntılı. Fakat konunun çözümünde EPDK ve TEİAŞ görüşmeler yaparak çözüm üzerinde çalışıyorlar. Rüzgar enerjisi projelerinde maliyetin yüzde 80 gibi bir oranı rüzgar tribününe gidiyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın projeksiyonuna göre 2023 yılında 20 bin MW kurulu güç öngörülüyor. Bu yüzden önümüzdeki yıllarda ülkemizde ciddi bir pazarın olacağı muhakkak.
Rüzgar enerjisine Türkiye’de önemli bir ilgi var. Pek çok yerli şirket konu ile ilgili hazırlık yaparken, uluslararası şirketler de Türkiye’ye gelmeye başladı. Rekabet ortamı daha iyi projelerin realize olmasına olanak sağlıyor. Ancak bu hususun projelerin ekonomik fizibilitesini de negatif etkilememesi gerekir. Türkiye’de türbin üretimi veya mühendislik gibi alanlarda çalışma yapan şirketler de bulunuyor. Zaten rüzgar türbin kanat ve kulesi halihazırda ülkemizde üretiliyor. Ülkemizde uluslararası mühendislik ve danışmanlık hizmeti verebilecek şirketlerin de sayısı artmalı.
Dünyada rüzgar enerjisi kullanımı gittikçe artıyor ve ülkemizde de buna paralel bir gelişim yaşanıyor. Yine de RES kullanımının hala arzu edilen seviyede olmadığını belirtmek lazım. Ülkemizin rüzgar enerjisi kullanımında geri kalmasının birçok nedeni var. Bunlar arasında; iletim sisteminin iyileştirilmemesi, bürokratik koordinasyonsuzluk, yenilenebilir enerji kaynakları ile ilgili yasal düzenlemenin istenilen seviyede yapılamaması ve projelere finansman imkanının kısıtlı olması sayılabilir.
Yasa engeli
Rüzgar enerjisine ilgi büyük ancak güneş enerjisi de yabana atılamayacak türden. Özellikle Ege ve Güney Ege’nin yılın 8-9 ayı güneş görmesi enerjinin neden yeterince kullanılmadığını akla getiriyor.
Ancak sektör temsilcileri güneş enerjisiyle ilgili tüm çalışmalarını sürdürüyor ve yenilenebilir enerjinin önündeki yasal engeli aşmanın yollarını arıyor.

Ahmet GÜREL
Berna BRIDGE
Beyza IŞIK
Burakhan UYGAN
Cemre GÜMRÜKÇÜ
Çağnur ŞARMAN
Ferda Ercan UYULAN
Işık TEOMAN
Meltem ONAY
Necdet GONCAGÜL
Özlem DEMİRCAN