Yazarlar
1332 Cihadiye
Okuduğunuz satırlar, dünyada eşi ve benzeri yaşanmamış “tarihin” yazıldığı Çanakkale Savaş’ında gönüllü hemşirelik yapan “Türk Kadınları”na hediye edilen ve üzerinde “1332 Cihadiye” yazılı yüzüğün hikayesidir...
Çanakkale Savaşları’nın 96’ncı yıl anma törenleri, her yıl olduğu gibi bu yılda planlanan törenlerle, gerçekleştirilecek. 17 Nisan 2011 tarihinde başlayacak yerli ve yabancı çok sayıda üst düzey yetkilinin katılacağı törenler, 25 Nisan’da sona erecek.. Tören programı çerçevesinde, çeşitli spor ve kültürel etkinlikler gerçekleştirilecek. Arkadaşlarımızla yaptığımız toplantıda, Çanakkale Savaşları’na farklı bir açıdan yaklaşalım istedik...
Denizden karaya, karadan denize ölüm yağıyor
Yıl 1915… Osmanlı ateşler içinde yanıyor, pusuda bekleyen kurtların açlığı dinmek bilmiyor. Tarihin gördüğü en geniş sınırlara sahip olmuş, her çeşit milleti ve inanışı içinde barındırmış olan Osmanlı’nın artık ölümü bekleniyor… Payına düşeni bir an önce almak isteyen kurtlar; boğazı kolayca geçebileceklerini umarak, yüzyıllar boyu insanlık tarihinin en önemli mücadelelerine sahne olan Çanakkale’de toplanıyor. 18 Mart 1915 günü düşman savaş gemileri Rumeli Mecidiyesi ile merkez bataryalarına ateş yağdırmaya başlıyor. Artık Çanakkale kıyılarında top seslerinden, başka bir şey duyulmaz oluyor. Gemiler, Hamidiye istihkamına yüklenince, Dardanos bataryaları ile Mesudiye tabyası imdada yetişiyor. Denizden karaya, karadan denize ölüm yağıyor. Yabancı bir yazar, o anları şöyle anlatıyor:
“Kaleler, toz duman bulutları içinde kaybolmuşlar… Arada bir yıkıntıların arasından alevler yükseliyor. Gemiler, çevrelerinde fışkıran sayısız su sütunları arasında yavaş yavaş hareket ediyor, bazen duman ve serpintiler arasında iyice görünmez oluyorlar. Tepelerden ateş eden havan toplarının alevleri görülüyor, ağır toplar yer sarsıntıları gibi gümbürdüyor…”
Gümbürtülere patlamalar karışıyor, bir gece önce döşenen mayınlar görevlerini yapıyor. Bouvet ve Suffren adlı iki dev boğazın berrak sularına usul usul karışıyor. Çanakkale Geçilmez kitabının yazarı Alan Moorehead’ın notları ise şöyle :
“Suffren’in az gerisindeki Bouvet müthiş bir patlamayla sarsıldı. Güverteden göğe kesif bir duman yükseldi. Gittikçe hızlanarak yana yattı, devrilip gözden kayboldu. Olayı görenlerden birinin ifadesine göre ‘Bir tabak, suda nasıl kayıp giderse’ o da öylece kayıp gitti…”
“Ölmeyi emrediyorum
...
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";color:black;mso-fareast-language:
TR">
mso-fareast-language:TR">Devamını Ege Life'ın Nisan sayısında bulabilirsiniz."Times New Roman";color:black;mso-fareast-language:TR">
mso-fareast-language:TR">Ege Life'ın Nisan sayısı tüm Yaysat - Migros - Kipa ve D&R'larda bulunmaktadır.mso-fareast-language:TR">


Ahmet GÜREL
Berna BRIDGE
Beyza IŞIK
Burakhan UYGAN
Cemre GÜMRÜKÇÜ
Çağnur ŞARMAN
Ferda Ercan UYULAN
Işık TEOMAN
Meltem ONAY
Necdet GONCAGÜL
Özlem DEMİRCAN