• Ana Sayfa
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Moda - Alışveriş
  • Güzellik
  • Mekan
  • Gezi
  • Ekonomi
  • Kültür-Sanat
  • Sağlık
  • Röportaj
  • Spor
  • Yaşam

Dergi arşivi

Yazarlar

Ahmet GÜREL
Buca Kültür Turizmi Çalıştayı
Berna BRIDGE
Kadın olmak masallarda bile zor mu?
Beyza IŞIK
Sadece hatırla
Burakhan UYGAN
Boş oda
Cemre GÜMRÜKÇÜ
Twitter Microsoft iş birliği i...
Çağnur ŞARMAN
İzmir, yıl 2022…
Ferda Ercan UYULAN
Batıl inançlar
Işık TEOMAN
Gölcük’te kar keyfi
Meltem ONAY
Tango ve Tutku
Necdet GONCAGÜL
Erkekler için bahane, kadınlar...
Özlem DEMİRCAN
Pisagor Üçgeni Samaslu’ymuş
«
»
Tüm Yazarlar
Mavi Piksel

Bir başkadır Ege

  • EGE FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ...
Bir başkadır Ege

Dört bir yanında cennet köşeleri gizli olan ülkemizin, kimi bilinen kimi pek de bilinmeyen birbirinden güzel plajları arasında TOP 10 seçildi. İngiliz The Guardian gazetesi Türkiye’nin dantel gibi işlenmiş koylarının en kuytu köşelerindeki, kalabalıktan uzak, restoranlarla bozulmamış “en iyi 10 plajını” açıkladı. Yayınlanan listede Ege Bölgesi, sekiz plajla bir rekora imza attı. Listede 5. sırada Antalya Çıralı, 6. sırada da Antalya Kaputaş Plajları var. İşte doğal güzellikleri, tertemiz denizi ve eşsiz kumsallarıyla Ege’nin en cezbedici 8 plajı…

1- Datça Yarımadası’nın gizli hazinesi Ovabükü
Datça’ya tatil yapmaya gelenlerin tercihi, yaz mevsimidir. Oysa Datça’da yaşayanlara sorulduğunda yarımadanın tadı Ağustos’tan sonra çok daha lezizdir. “Sarıca Yazı” olarak adlandırılan dönemi Datçalılar şu cümleyle özetler; “Burada bir yaz biter, başka bir yaz başlar.” Şubat sonunda çiçek açan badem ağaçlarının “karla kaplanmış” görüntüsü verdiği Datça Yarımadası’nın gizlenmiş üç koyundan en güzelidir, Ovabükü…

Bulunduğu yer ve konum itibarıyla ovaya benzediği için “Ovabükü” (bük, koy demektir) adını alan koy, çevresindeki küçük lokanta ve pansiyonları, 600 metre uzunluğundaki kumsalıyla şirin bir yerdir. Datça merkeze 17 km uzaklıkta bulunan, çocuklu aileler için güven taşıyan, ayrıca denizinin güzelliği bakımından yarımadanın en nadide koylarından biri olan Ovabükü, tatil için düşünülebilecek müthiş güzel bir alternatiftir… Eğer Ovabükü’ne kendi aracınızla gittiyseniz, “bilim, mimarlık ve sanatın kenti” olarak anılan Knidos Antik Kenti’ni de görmeden dönmeyin…

2- Masal diyarından gerçek dünyaya Kelebekler Vadisi
“Gökkuşağının ötesinde, yükseklerde bir yer… Bir zamanlar bir ninniden anımsadığım…” şarkı sözlerinin anlattığı masal diyarından gerçek dünyaya verilen en özel hediyelerden biridir, Kelebekler Vadisi… Fethiye Ölüdeniz’e 5 km uzaklıkta bulunan ve üzerindeki endemik türlerin çokluğu nedeniyle dünya mirası olarak korunması tavsiye edilerek, 1995’de 1. derece doğal SİT ilan edilen Kelebekler Vadisi, adeta bir coğrafya cilvesi gibidir. Çevresindeki ortalama 350 m yükseklikteki dağlarla izole bir yapıya sahip olan vadi, yaz-kış akan küçük şelalesi, tertemiz denizi ve yeşilin tonlarıyla karışan, renkli çiçekleriyle farklı bir atmosfere sahiptir.

Vadi coğrafyasının ürkütücü, kışkırtıcı ve bir o kadar şaşırtıcı güzelliğiyle doğa turizminin Türkiye’deki en iyi adreslerinden biri olarak gösterilen Kelebekler Vadisi’nde; her yıl (sezonda) hizmet veren işletmenin bilgisi dışında konaklamak mümkün değildir. Vadinin diplerine yapılan yolculuk esnasında dalga seslerinden uzaklaştıkça çağıltıları yükselen dere, vadinin ortasından geçerek Akdeniz’e ulaşır. Sadece “bir tatil mekanı” olarak tanımlamanın haksızlık olacağı Kelebekler Vadisi’ne karayolunun dışında, Ölüdeniz Belcekız Plajı’ndan kalkan teknelerle de ulaşılabiliyor. İnsanın boyun kaslarını zorlayıp kafasını kaldırmadan üst noktasını göremediği uçurumların derin vadisinde, çeşitli ülkelerden gezginler, sanatçılar ve doğaseverler bir araya gelir…

3- Bozburun’un büyüleyici koyu Amos
Bağlı bulunduğu Muğla ilini gölgede bırakacak kadar büyüyüp gelişen Marmaris ilçesi ve çevresi, başta Hollanda, Almanya olmak üzere Avrupalıların ve Rus turistlerin tatillerini geçirmek üzere tercih ettikleri ilk adrestir. Marmaris Turunç’un güneyinde 10 dakikalık bir yolculukla ulaşılan, Bozburun Yarımadası’ndaki iki tatil köyünün arasına gizlenmiş küçük bir koydur, Amos… Ahşap şezlonglarının arasına çakıl taşları dağılmış plajıyla, Marmaris’in ışıklarına rağmen koy boyunca uzanan bozulmamış bir güzelliğe sahiptir. Eşsiz denizi ve doğa güzelliklerinin yanı sıra burada karşılaşacağınız antik kalıntıları ile tarihin tüm güzelliklerini sunan Amos, son zamanlarda birçok tatilcinin ilgisini çeken yerlerden bir tanesidir.

Etrafını çevreleyen tepe boyunca uzanan sur kalıntılarıyla başlayan Amos Antik Kenti, tarih boyunca Helenistik devirden Bizans devrine kadar sürekli yerleşim yerlerinden biridir. Etrafını çevreleyen antik kente en önemli yapı, Apollo’ya ait olan kitabelerdir. Bu kitabelerin dışında, yapılan her gösteriden sonra orkestranın ortasında verimlilik tanrısı Dionisos adına kurban adanan tiyatro da hem hikayesiyle hem de kalıntılarıyla ziyaretçilerin ilgisini çeken yerler arasındadır. Amos Tepesi’nin ucuna doğru ilerlediğinizde önünüzde gördüğünüz deniz, karşınızdaki adalar ve sol taraftaki Amos koyuyla büyüleneceksiniz…

4- Fethiye’de sessizliğin adresi Gemiler
Fethiye Ölüdeniz’in yakınında bu kadar sessiz bir yer olduğuna inanmanın güç olmasına rağmen Gemiler, etrafı çam ve zeytin ağaçlarıyla çevrili harika plajı, taze mezeler ile soğuk bira sunan birkaç güzel restoranıyla benzersiz sakin bir koydur… Sadece gezi teknelerinin değil, karayoluyla Fethiye’den Hisarönü ve Karaköy üzerinden gelen piknikçilerinde uğrak yeri olan koyun çevresinde; Soğuk Su, Kısık Koyu ve Mağarası ile Kısık Koyu`nun batısındaki Af Kale görülmeye değer gezi yerleridir.
Doğu- batı doğrultusunda başını ayakları üzerine bırakmış bir Dinozor siluetini yansıtan ve Hıristiyanlığın ilk yayılma merkezlerinden biri olması nedeni ile önem taşıyan St.Nicholas Adası (Gemiler Adası), Mavi Tur teknelerinin uğrak yeridir. 13. yüzyılın sonlarına kadar Bizanslılar’ın elinde olan, daha sonra şövalyelerin eline geçen adada, kilise, manastır, şapel gibi dini yapıların kalıntıları vardır. Deniz kıyısında sarnıç, tepe bölümünde ise saray kalıntıları yer alan adanın, tarihten önemli izlerin bir kısmı da sular altındadır.

7- Kırmızı kumsalıyla dillere destan Hisarönü
İki asır önce kadın hastalıklarının tedavi merkezi, günümüzde ise astım ve kalp problemi olanların şifa merkezi olan Hisarönü; bol balığı, temiz denizi, kırmızı renkli uzun kumsalı ve gün batımının kızıla boyadığı körfeziyle bir yeryüzü cenneti... Bir yanda kent görünümlü Marmaris’te sürekli değişen ziyaretçilerin yarattığı karmaşa diğer yanda merkeze çok yakın olmasına rağmen sakin, sessiz, ılık esintili atmosferiyle Hisarönü… Datça Yarımadası’na bakan iki plajı, Türkiye’nin 20 sene öncesini hatırlatan kamp alanları, restoran ve küçük pansiyonlarıyla Hisarönü Koyu; güzelliğini çok önceden fark eden İtalyanlar ile esintili havasından dolayı rüzgar sörfçülerinin en çok tercih ettiği yerlerden biridir.

Yörenin özelliklerini değerlendirerek balıkçılık, balcılık ve turizm ile uğraşan ve sahilden içeride kurulmuş olan köyüyle aynı adı taşıyan Hisarönü’nün denizi, sadece temiz olmakla kalmıyor. Özellikle sabah saatlerinde havuzu andıracak kadar durgun oluşuyla sandal ve botla dolaşarak, kürek sesi dinlemeye imkan veriyor. Körfez; aynı zamanda güneş ufuk hattına yaklaştığında, etrafı kaplayan renk cümbüşüyle ziyaretçilerine şölen gibi büyüleyici bir gün batımı yaşatıyor. Aynı anda kırmızıya boyanan gökyüzü ve denizin renk harmonisine katılan kumsal, bu manzaranın en ilginç yanıdır…

8- Bodrum Yarımadası’nın yükselen yıldızı Ortakent
Bodrum Yarımadası’nın tam ortasında kurulan ve Bodrum merkezden yarımadanın diğer yerlerine ulaşan yolların üzerinde bir kavşak olan Ortakent’in yıldızı, yarımadanın plajlarının hiçbirinde olmayan kumu, tertemiz mavi bayraklı deniziyle giderek yükseliyor. Bodrum Yarımadası’nın batısında kalan, eski köy özelliğini koruyabilmiş, yeşilliklerin arasından uzanan ince yollarla denize inilen bir belde olan Ortakent, denizden esen serinletici rüzgarı ile yaz sıcağının altında güneşlenirken bunalanların imdadına koşan huzurlu ve sakin bir yerdir.

Her yıl yabancı turistlerin yanı sıra ülkemizin başlıca büyükşehirlerinden gelen ciddi bir yerli turist potansiyeline sahip olan beldede, geçen yüzyıldan kalma eski taş evler ve tepedeki eski değirmenler gözünüze ilk çarpacak özelliklerden birkaçıdır. Turizmin tüm cazibesine rağmen hala tarımla uğraşanlar, kasabadan sahile uzanan yeşil verimli vadiyi; incir, zeytin, mandalina ağaçları ve düzenli ekilmiş sebze bahçeleriyle doldurur. Bölgenin en batısında; sanki sonsuz bir kumsalmış gibi uçsuz bucaksız görünen, eski adıyla “Kargı Koyu” şimdiki adıyla “Camel Beach” doğal plajı uzanıyor. Rüzgarı çok iyi olan bu uzun ve geniş koy, su kayağından yelkene pek çok su sporuna elverişli olması sebebiyle büyümeyen çocuklar için iyi bir tatil seçeneği…

9- Unutulmayacak keyifli kaçamak Günlüklü
Güneş ışığı geçirmeyen, dünyada eşine az rastlanan güzel kokulu Sığla ağaçlarının içinde yemyeşil bir doğa harikası olan şirin bir koydur, Günlüklü… Adını ilaç ve parfüm yapımında kullanılan Sığla yani Günlük ağaçlarından alan koy, çadır ya da karavanla konaklanabilen bir kamp alanının yanı sıra büyük bir kumsala sahiptir. Tertemiz denizinin dışında dünyada sadece Kanada, Kaliforniya ve ülkemizde de bu bölgede yetişen Günlük ağaçlarının oluşturduğu ormanlarla Günlüklü Koyu, bol oksijenli temiz bir havaya sahiptir. Temiz havası sebebiyle astım ve nefes darlığı çeken hastalar tarafından tercih edilen koy, yaz aylarında yerli-yabancı kampçılarında akınına uğrar.

Günlüklü’ye 17 km uzaklıkta bulunan Fethiye’den kalkan minibüslerle ulaşılabiliyor. Koy; çıkılan tepesinden, gecenin karanlığında denize vuran ay ışığı ya da sabah tüm ihtişamıyla doğan güneşiyle sunduğu enfes manzarasıyla tatilcileri büyülüyor. Duş, tuvalet ve elektrik gibi temel ihtiyaçların sağlandığı kamp alanı, ormanın tertemiz havası, günlük ağaçlarının harika kokusu, o muhteşem deniz manzarası ile Günlüklü; Fethiye yakınlarında bir kaçamak yapmak isteyen ziyaretçilerine unutulması zor keyifli bir tatil yaşatıyor…

10- Tabiatla iç içe eşsiz bir tatil Kabak
Kelebekler Vadisi’nden çıkılan patika yolla ulaşılan Faralya Köyü yakınında bulunan Kabak Koyu, birkaç kamp alanının dışında hiçbir şey bulunmayan plajı ve çevresindeki yemyeşil çam ormanlarıyla tüm dünyayı uzakta bırakıyor… Ulaşım zorluğu nedeniyle kirletilmeden, doğal güzelliğini koruyan Kabak, 1. derece sit alanı ilan edilerek, imara kapatılmış. Koy, çam ağaçlarının içinden seyredilen deniz manzarası ve kamplarda çalınan son derece seçkin müziklerle tadına doyum olmaz bir atmosfer oluşturuyor.

Yedi, sekiz tane kamp alanı bulunan Kabak Koyu’nda, ya “Bungalov” tipi ağaç evlerde ya da çadırlarda konaklanıyor. Yüzme havuzuna sahip bir kamp alanında bulunduğu koydaki kamplar, deniz manzaralı, rahat oturacak veya uzanacak yerlere sahip. Çoğu otantik beslenmeye önem veren kamplarda kesenize göre özel yemek de sipariş edilebiliyor. Dalış okulu da açılan Kabak Koyu’nda yapılabilecek diğer aktiviteler; şelale yürüyüşü, alınca yürüyüşü, turkuaz mağaraya gitmek, vadinin büyüsünü yaşamak olarak sayılabilir. Kabak; meraklıları için tabiatla iç içe geçirilecek bir tatil için eşi bulunmaz bir alternatif.


Gökkuşağını kıskandıran mutluluk limanı; Zanzibar

Eğer burada doğmadıysanız, ada insanlarından öğrenecek çok şey var...

Spil Dağı’ndan Bayındır Ovası’na

Birçok tarihi mekanı içinde barındıran Manisa, Spil Dağı ile keşfedilmesi gereken muhteşem bir güzelliğe sahip.

Kahire &İskenderiye

On bin yılı aşan tarihiyle bu medeniyet cennetini gezmeye, Kale’den başlıyorum.

Kozak Yaylası’ndan Çandarlı’ya

Türkiye’de eşi benzeri olmayan, ağaç denizi Kozak Yaylası’nda dünyanın fıstığı yetişiyor.

Milano Lombardia

Kurban Bayramına alternatif tur planı

Huzur arayanların adresi: Kara Biga

Karabiga’ya sonbaharda gidip, çadır kurup bir hafta sonu geçirmeye karar verdik.

SAKIZLI YAŞAM

SAKIZ’DA İNSANLAR ÖZGÜR, YAŞAMLAR ÖZGÜR, SOKAKLAR ÖZGÜR..

RODOS Şövalyelerin adası

Rodos, sayısız koyları, uçsuz bucaksız kumsalları, kültür ve tarihi, muhteşem doğası ve gece eğlenceleri ile turizm cennetidir

Floransa ve Toskana Eylül’de bir başka güzel

Tatilimizi planlarken herkesin farklı beklentileri olur.

Midilli bilirdim Lesvos çıktı…

Gazeteleri, dergileri ve interneti çok iyi takip ettiğimi sanıyordum düne kadar.

Alaçatı Fishing’ten Cape Town çıkarması

“Vuvuzela” eziyeti dışında “Mükemmel” denilebilecek Dünya Futbol Şampiyonası’nın hemen öncesinde ikinci kez keşfetti İzmirli mac ...

Bir günde dört mevsim

Bu gezide bir günde dört mevsimi birden yaşadık. Önce güneşli bir hava, ardından dolu ve kar yağışı, çadırımızın üzerine yağan ya ...

Arnavutluk Kartalların Ülkesi

Avrupa’nın göbeğinde yıllarca içine kapanıp yaşayan, tüm dünyadan izole bir demir perde ülkesi olarak yolculuğuna tek başına devam ...

Ege’de tatil bir başka güzel

Temmuz ayı da geldi çattı. Nereye bakarsanız bakın cıvıl cıvıl insanları görürsünüz.

 
© 2010 Tüm Hakları Saklıdır - Tel: 0232 482 31 22 Faks: 0232 446 47 97
  • Foto Galeri
  • Künye
  • İletişim